TÜBİTAK Doğa Eğitimleri


TÜBİTAK Doğa Eğitimlerini bilenleriniz vardır. TÜBİTAK, yani Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı isminde bir birimi bulunmaktadır. TÜBİTAK, toplumumuzda bilimsel düşünce ve merakın farklı sosyal, kültürel ve ekonomik altyapıdaki vatandaşımızda oluşmasının sağlanması amacıyla, bilim ve toplum faaliyetlerini bu birim çatısı altında sürdürmektedir. Daire Başkanlığının amaçları ise şöyle sıralanıyor; (1) Toplumumuzdaki bireylere düşünme, gözlemleme, sorgulama, araştırma, veri ve bilgiye dayalı kararlar verme yetilerini kazandırmak; (2) Bilimi anlaşılır düzeyde anlatmak ve bilimin yalnızca karmaşık denklemlerden oluşmadığını, çevremizde geçen her olayın bilimsel bir açıklamasının olduğunu vurgulamak ve (3) Toplumumuz bireylerinin bilimi anlamasını, uygulamasını, çağın teknolojisini yakalamaya çalışmasını ve ülkesinin geleceğinin bilimsel ve teknolojik gelişmelerde olduğunu görmesini sağlamaktır. Bu amaca yönelik olarak daire başkanlığının altında faaliyet gösteren üç müdürlük bulunmaktadır; Akademik Yayınlar Müdürlüğü, Popüler Bilim Yayınları Müdürlüğü ve Bilim ve Toplum Programları Müdürlüğü. Bilim ve Toplum Programları Müdürlüğü ise bilim ve toplum alanında yeni programlar geliştirmek, mevcut program ve etkinlikleri yürütmek ve koordine etmek, destek programlarını yürütmek amacıyla faaliyet göstermektedir.

Müdürlük şu an TÜBİTAK Bilim ve Toplum Proje Destekleme Programını yürütmektedir. Müdürlük, Bilim ve Toplum Proje Destekleme Programının temel amacını ise bilimsel oluşum, kavram ve yeniliklerin topluma tanıtılmasını, öğretilmesini ve sevdirilmesini sağlamak, zamanla bu konuların ülke gündemine alınması ve böylelikle bilim kültürünün ülkemizde yaygınlaştırılması amacıyla proje önerileri hazırlanmasını sağlamak, kabul edilen projeleri desteklemek olarak belirlemiştir. Bu kapsamda da üç destekleme programı bulunuyor; (1) Doğa Eğitimleri Destekleme Programı – 4001, (2) Bilim Kampları / Okulları Destekleme Programı – 4002 ve (3) Bilim Merkezi Kurulması Destek Programı – 4003. Doğa Eğitimleri Destekleme Programı, doğayla ilgili konular çerçevesinde, hedef kitleye geniş bir ekoloji vizyonu kazandırmak, doğanın dilinin öğretilmesi yoluyla bilimin geniş kitlelerce sevilmesini ve mevcut bilimsel birikimin kitleler tarafından uygulanabilir ve kullanılabilir hale gelmesinin sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlanmaktadır. Kabul edilmiş ve yürütülmekte olan Doğa Eğitimleri sitesine baktığınızda (http://www.tubitak.gov.tr/home.do?ot=1&sid=803&pid=800) Türkiye’nin muhtelif yerlerinde özellikle milli parklar gibi korunan alanlarda gerçekleştirilen 18 adet Doğa Eğitimi ile karşılaşmaktayız.

Şimdi tüm bunları neden anlatıyorsun diyebilirsiniz. Söyleyeyim. 10-20 Temmuz 2008 tarihleri arasında bu 18 Doğa Eğitiminden biri olan Artvin’deki “Kaçkar Dağları ve Hatila Vadisi Milli Parklarında Ekoloji Temelli Doğa Eğitimi”ne katıldım. O kadar memnun kaldım ki sizlere de tavsiye etmek istedim.

Bu doğa eğitimlerinde temel amaç; doğayla ilgili konular çerçevesinde, katılımcılara ekolojik temelli ve bütüncül bir bakış kazandırmak, doğanın dilinin, ekolojik süreçler temelinde öğretilmesi yoluyla bilimin popülerlik kazanmasına katkıda bulunmak. Benim katıldığım doğa eğitimi hakkında detaylı bilgiye projenin sitesinden (http://www.kackarhatila.com) ulaşabilirsiniz ama ben kendi izlenimlerini aktarmak istiyorum.

Eğitimde katılımcı olarak mimarından biyoloğuna, elektrik-elektronik mühendisinden orman mühendisine, çevre mühendisinden peyzaj mimarına, işletmecisinden ziraat mühendisine, araştırma görevlisinden öğretmenine kadar çok farklı branş ve mesleklerden üniversitelerin lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşan 29 kişi ile Gürcistan Devlet Üniversitesinden 2 kişi, toplam 31 kişi idik.

Eğitim genelde akşam saatindeki teorik dersler ile gündüz saatlerindeki arazi uygulamalarından oluşmaktaydı. Teorik dersler, üniversitelerimizin farklı branşlardan hocaların kendi sahaları ile alakalı derslerinden; arazi uygulamaları ise bu derslerin arazideki pratik gözlem ve uygulamalarından oluşmaktaydı.

Bu kapsamda hangi dersler yoktu ki? Prof. Dr. Mehmet Karaca ile “Küresel İklim Değişikliği, Dünyada ve Türkiye’deki Olası Yansımaları, Neler yapılmalıdır? Doğu Karadeniz gelecekte hangi iklim tipi ile temsil edilecek? Barajların lokal iklime etkisi nasıl olacaktır?”, Prof. Dr. A. Fuat Doğu ile “Yerşekillerinin Dili, Kaçkar Dağları Milli Parkının Glasyal Jeomorfolojisi (Morenler, Sirkler, Buzullar), Tortum Gölü ve Çoruh vadisi aşınım sürecinin incelenmesi”, Yrd. Doç. Dr. Özgür Eminağaoğlu ile “Bitkiler ve Bitki Birlikleri, Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları, Bitkilerin ilginç dünyası: yaprak dökümü, renklenme, besin iletimi, büyüme, süksesyon, tıbbi bitkiler”, Prof. Dr. Harun Tepe ile “Doğa ve Doğa Koruma Felsefesi, Bilim Tarihi ve Felsefesi, Bilimsel Etik”, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Reşat Sümerkan ile “Ekosistemin Yerel Yaşam ve Geleneksel Mimarideki Yansımaları, Horon öğretilmesi”, Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ile “Doğa Neden ve Nasıl Korunmalıdır? Doğa Koruma Sistemleri, Milli Park-Ekoturizm İlişkisi ve Yönetimi” ve “Camili Biyosfer Rezervi, Tabiatı Koruma Alanlarının İncelenmesi, Camili Maral Şelalesi, Doğal Yaşlı Ormanlar, Dünya Bankası-GEF ve kırsal kalkınma projelerinin değerlendirilmesi”, Dr. Salih Zeki Tüzüner ile “Doğa Sporlarında Yaralanmalar, Uygulamalı İlk Yardım”, Uzm. Biy. Yıldıray Lise ile “Hızlı Alan Değerlendirmesi”, Yrd. Doç. Dr. Banu Çiçek Kurdoğlu ile “Doğal Peyzaj”, Yrd. Doç. Dr. Temel Göktürk ile de “Bitki ve Hayvan Kaçakçılığı” konularını işledik ve arazide incelemesini yaptık.

Bu kapsamda Artvin İli içerisinde yer alan Türkiye’nin tek Biyosfer rezerv alanı olan Camili Biyosfer Rezerv Alanını, Borçka Karagöl Tabiat Parkını, Karagöl-Sahara, Hatila Vadisi ve Kaçkar Dağları Milli Parklarını, Şavşat, Meydancık, Tortum şelalesi, Tortum Gölü, Maral Şelalesi, Kafkasör Yaylası ve Palovita Şelalesini de ziyaret ettik.

Program oldukça yoğundu. Bizleri Yurt-Kur’un yurdunda misafir ettiler. Hemen yanı başındaki Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesinde de derslerimizi görüp yemeğimizi yedik.

Farklı branşlardan insanların katılması meslekler arası diyaloğun artırılmasına ve maalesef ülkemizde var olan meslek taassubunun bir nebze giderilmesine katkı sağladığına inanıyorum. Herkes kendi mesleğini öne çıkardığı ve sadece kendi mesleğini önemli gördüğü bir zamanda diğer mesleklerin de ne iş yaptıklarını dinlemek ve bilgi alış verişinde bulunmak güzeldi. Çevre Mühendislerinin ne iş yaptığını soranlarla karşılaşan çevre mühendisi meslektaşlarım beni daha iyi anlayacaklardır.

Bu bakımdan bu tür programların faydalı olduğunu düşünüyor ve katılınması gerektiğine inanıyorum. Fırsatınız varsa başvurunuz da kabul edildiyse katılmanızı şiddetle tavsiye ederim. Hatta başvurusu daha geçmemiş olan bir tanesinin internet adresini vereyim. http://www.canakkaleekoloji.org/ adresinden Çanakkale’deki Doğa Eğitimi hakkında bilgi alabilir ve bu dönem için başvuruda bulunabilirsiniz.

İyi eğitimler, iyi eğlenceler…

Sevgi ve saygılarımla,

Kâmil VARINCA

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s